Bilgi Forum


 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» fiber internet ya da adsl?
Çarş. Tem. 03, 2013 4:12 am tarafından 7200

» okçuluk hakkında tavsiye?
Çarş. Tem. 03, 2013 4:07 am tarafından 7200

» Ramazan
Ptsi Ağus. 13, 2012 12:25 am tarafından bilgi küpü

» kamyon oyunları
Çarş. Ara. 14, 2011 12:11 am tarafından arabaoyunu

» kamyon oyunları
Çarş. Ara. 14, 2011 12:11 am tarafından arabaoyunu

» araba yarışı
Çarş. Ara. 14, 2011 12:09 am tarafından arabaoyunu

» araba oyunu oynama
Çarş. Ara. 14, 2011 12:06 am tarafından arabaoyunu

» Süper jip oyunu
Çarş. Ara. 14, 2011 12:04 am tarafından arabaoyunu

» takside öpüşme oyunu
Paz Ağus. 28, 2011 10:29 pm tarafından yupti

Menü
Forum
Portal
Özel Mesajlar
Sık Kullanılanlara Ekle

Paylaş | 
 

 islamda konuşma adabı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mücahid
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 187
Nerden : malatya
Kayıt tarihi : 17/01/09

MesajKonu: islamda konuşma adabı   Cuma Ekim 23, 2009 5:16 pm

1-açık ve anlaşılır bir şekilde muhatabın seviyesine göre konuşulmalı,gerektiğinde önemli görülen ifadeler tekrar edilmelidir
2-bağırıp çağırmak suretiyle yüksek sesle konuşulmamalıdır
3-bilgiçlik taslama ve kendini başkalarına üstün gösterme niyetiyleyapmacık konuşmalarda bulunmak veya insanların anlayamadıları kelimelerle onlara hitap etmek şiddetle yasaklanmıştır
4-iki kişinin,yanlarında bulunan üçüncü kişiyi dışlayarak aralarında fısıldaşmaları yasaklanmıştır
5-bir mecliste herhangi bir konu görüşülüyor ise veya cevaplandırılmak üzere bir soru sorulmuşsa,ilk söz hakkı meclisin büyüğüne aittir
6-az ve öz konuşmalı,lüzumsuz tafsilattan kaçınmalıdır
7-kişinin helal mi haram mı,güzel mi çirkin mi,hayır mı şer mi henüz tam olarak kestiremediği bir sözü söylemeside konuşma adabına aykırıdır
8-ikili ilişkilerde insanı müşgül duruma sokacak anlamsız sözlerden kaçınmak,dostlukların devamı açısından fevkalade ehemmiyeti haizdir
9-mümin her halukarda doğruyu konuşmalı,yalan söz ve yalan haberden şiddetle sakınmalıdır
10-gelecekle ilgili konuşurken ‘inşallah’ demek,konuşma ile alakalı bir diğer edeb kaidesidirkulun cüzi iradesi herhangi bir şeyin olması için kafi bir sebep değldirönemli olan ALLAH ın dilemesidirzira istikbale ait birşey dilerken’inşallah’ demek,ALLAHın iradesinin farkında olmak ve onun irsdesinin üstünde bir irade tanımamak demektir
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mücahid
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 187
Nerden : malatya
Kayıt tarihi : 17/01/09

MesajKonu: Geri: islamda konuşma adabı   Cuma Ekim 23, 2009 5:16 pm

Konuşma Âdabı
Allah'ın insana verdiği en büyük nimetlerden biri de meramını ifade edebilmesidir ki, bu sıfatı ile diğer yaratıklardan ayrılmakta ve onlara karşı değer kazanmaktadır "Rahman, Kur'anı öğretti, insanı yarattı, ona beyanı ilham etti"(184) Nimetin büyüklüğü nisbetinde karşılığı büyür, şükrü gerekir ve ona karşı nankörlükte bulunmak çirkinleşir
İslâm bu büyük nimetten insanların nasıl istifade edeceğini ve gün boyunca dillerinden düşürmedikleri normal konuşmalarını hayra dönüştürebileceklerini tesbit etmiştir, insanlardan çoğunun dili susmaz Söyliyecekleri bitmez Bu konuşulan şeyleri araştırmaya kalkışırsan çoğunu boş laflar ve zararlı lakırdılardan ibaret bulursun Halbuki Allah (cc), dili bu gayeler için vermemiştir Verilen bu nimetlerden de bu tarzda istifade edilmemelidir
"Onların fısıldamalarının çoğunda hayır yoktur Ancak sadaka vermeyi veya bir iyilik etmeyi yahud insanların arasını düzeltmeyi emreden başka (o, müstesnadır) Her kim de bu işleri Allah (cc)'m rızasını arayarak yaparsa, biz ona âhirette büyük bir mükafaat vereceğiz "(185)
İslâm büyük bir önemle konuşma usulü ve konusu üzerinde durur Çünkü herhangi bir insanı dilinden çıkan bir söz onun akıl ve ahlâk seviyesine delalet eder Bir cemaatte ki konuşma metodu, adı geçen cemaatın genel seviyesini ve faziletlerde olan nisbetini tayin eder
Kişi konuşmazdan evvel, kendi kendine benim konuşmamı gerektiren bir durum var mıdır?" diye sormalı konuşmasını gerektirecek bir husus var ise konuşmak, aksi halde zaruret olmadıkça konuşmamanın en büyük ibâdet olduğunu bilmelidir
Abdullah bin Mes'ud şöyle der: "Allah (cc)'a yemin ederim ki yeryüzünde dilden daha çok uzun zaman hapsedilmesi gereken birşey yoktur,(186) Abdullah bin Abbas 'da şöyle der: "İnsanlar için şu beş husus yağız atlardan çok daha faydalıdır:
1 Seni ilgilendirmeyen konularda konuşma Aslında bu da fazladır Çünkü yine de yalan söylemiyeceğinden emin değilim
2 Seni ilgilendiren bir durum karşısında, uygun bir ortam bulursan konuş Çünkü bazı kişiler kendilerini ilgilendren hususlarda uygun ortam bulunmadığı halde konuştukları için ayıplanmışlardır
3 Akıllı, veya ahmak, hiçbir kimseyle tartışma Akıllı senin ayağını kaydırır Ahmak ise, sana eziyet verir
4 Hazır bulunmadığın anlarda nasıl anılmanı istiyorsan müslüman kardeşin için de aynısını düşün İnsanlardan seni affetmelerini istediğin hususları sen de affet
5 İyilik yaptığın an mükafatlandırılacağım bilip, kötülük işlediğinde de ceza göreceğini bilen birisi gibi hareket et" (187)
Bir müslüman ancak tüm kuvvetiyle diline hâkim olduğu zaman bu hususları gerçekleştirebilir O, susmanın gerektiği yerde diline hâkim olur Konuşmayı arzu ettiği zamanda usulünde konuşur Dillerini başıboş salıverenlerin âkibeti uçurumdur Gevezelik ve lakırdı kişinin haysiyetim ayaklar altına alır Çoğu toplantılarda başrol oynayıp durmadan konuşan kişileri dinleyenler bunların düşüncesiz ve şuursuz konuştuklarına hükmederler Hatta bazen akıl ile, böyle uygunsuz konuşmalarda bulunan arasında çok büyük mesafenin bulunduğuna karar verirler Kişi değerini bilip aklını kullanmayı arzuladığı zaman kargaşalı ortamlardan sakınıp sakin ve huzurlu yerleri tercih etmelidir
İslâm, gereken yerlerde sükût etmeyi tavsiye ederek, sükûtu gerçek terbiye için bir vasıta kabul eder Resulullah' (sav)'ın Ebu Zerr'e yaptığı nasihatlardan biri de şudur:
"Sen çoğu zaman sükût etmeyi tercih et Bu sana, dininde yardımcı olup, şeytanı kovar"(l88) Evet dil, şeytanın elinde bir iptir ki; onunla sahibini dilediği yöne çevirir İnsan diline sahip olmazsa dili kötülüklere sahne olur Kalbini manevî pislikler kaplayınca gaflet bulutlan içersinde bocalayıp durur Resulullah (sav) şöyle buyurur: "Kişinin kalbi sağlam olmayınca, îmanı da sağlam olmaz Dili sağlam olmadan kalbi de müstekil olmaz"(l89)
Bu istikamet merhalelerinin ilki, kendisini ilgilendirmeyen hususlara girişmemesi ve sorumlu bulunmadığı mes'elelere atılmamasıdır "Kişinin kendisini ilgilendirmeyen hususları terketmesi kâmil imanın şanındandır"(190) Boş sözlerden uzak durmak, kemâl ve kurtuluş alâmetidir Kur'an bu hususu çok önemli iki ibâdet olan namaz ve zekat arasında zikretmiştir: "Mü'minler muhakkak felah bulmuştur (Öyle mü'minler ki) onlar boş lakırtılardan ve faydasız şeylerden yüz çeviricidirler (Öyle mü'minler ki) onlar zekat (vazife)lerini yapanlardır "(191)
İnsanlar başıboş hareketler ve lakırdıları saymaya kalkışırsa, kulakları celbeden, dikkatleri üzerine çeken, meşhur gazetelerin, revaçtaki kıssaların, hitabe, basın ve yayın konuşmalarının çoğunun bomboş safsatalar olduğunu görüp bu durum karşısında dehşete düşeceklerdir İslâm boş ve mes'eleleri hoş karşılamadığı gibi , boş lakırtıları da tasvip etmemiştir Boş lakırdılar ömrü, insanın yaratılışına uygun olmayan, gayri ciddi ve neticesiz yerlerde tüketir
Müslüman boş lakırdıdan uzak durduğu nisbette Allah (cc)'ın indinde mevki kazanır Enes bin Malik (ra) anlatıyor: "Adamın biri vefat etti Diğer biri de Resulullah (sav)'ın duyacağı bir şekilde "O cennetliktir" dedi Resulullah (sav) "Nereden biliyorsun? Belki o, kendisini ilgilendirmeyen hususlarda konuşmuş ve mala hiçbir eksiklik getirmeden sadaka verme konusunda da cimrilik etmiştir" buyurdu"(192)
Boş lakırdı sahibi, düşünce ve konuşması arasındaki irtibatı sağlayamadığı için manasız ve kuru sözler konuşur Öyle ki bazen kendisinin mahvolmasına, geleceğinin yok olmasına sebep olacak kelimeleri bile sarfeder Eskiler şöyle demişlerdir: "Kimin şamatası çok olursa hatası da o kadar çok olur" Şâir şöyle haykırmış: "Kişi, dilinin sürçmesi neticesi ölür Fakat ayağının sürçmesinden ölmez" Hadis-i şerifte şöyle denilmiştir: "Kul, etrafındakileri güldürme maksadı ile bir kelime serdeder Bunun neticesinde de yerle gök arası kadar geniş bir uçuruma yuvarlanır Kişinin dilinin sürçmesi neticesi duçar olacağı tehlike, ayak sürçmesinden hâsıl olacak tehlikeden daha ağır olacaktır"(193)
İnsan konuştuğunda hayrı konuşarak, dilini güzelliğe alıştırmalıdır Güzel konuşma Allah (cc)'ın tüm semavî dinlerden talep ettiği yüce bir meziyettir
Kur'an-ı Kerim, "Güzel söz söylemenin, Musa (as) döneminde Allah (cc) tarafından İsrailoğullarından alınmış bir ahid olduğunu beyan eder: "Hani İsrailoğullarından Allah'dan başkasına ibadet etmeyin, anaya, babaya, hısımlara, yetimlere, yoksullara iyilik yapın, insanlara güzellikle söyleyin Dosdoğru namaz kılın, zekat verin" diye (emretmiş) te'minatlı söz almıştık"(194)
Güzel ve iffetli bir söz dost düşman herkesçe kabul görüp, hoş neticeler getirip, dostların muhabbetini celbeder Dostluğu sürdürür Aralarındaki bağların devamına ve şeytanın aralarını açmasına engel olur "Mü'min kullarıma söyle, (kafirlere) en güzel (söz) ne ise onu söylesinler Çünkü şeytan aralarına fesad sokar Zira şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır"( 195)
Şeytan, insanlar arasında fıtne-fesat tohumlarını saçmak ve basit nizalar neticesi kanlı olaylar meydana getirmek için fırsat kollar Şeytanın bu faaliyetini engelleyen en büyük silah güzel konuşmaktır
Düşmanlarla güzel konuşmak ise adavet alevini söndürür ve hiddeti frenler En azından, düşmanlığın artmasına ve şerrin yayılmasına engel olur
"Ne (her) iyilik ne de (her) kötülük bir olmaz, sen (kötülüğü) en güzel (haslet ne ise) onunla önle O zaman (görürsün ki) seninle arasında düşmanlık bulunan kimse bile sanki yakın dost (un olmuş) tur" (196)
Her meslekteki insanları yumuşak ve güzel konuşmaya alıştırmak maksadıyla Resulullah (sav) şöyle buyurur: "İnsanları mallarınızla râzı edemezsiniz, fakat güler yüz ve iyi ahlâkla memnun etmeye çalışırsınız"'(197)
İffetli fakirlik; hayasız zenginlik ve cömertlikten yeğdir 'İyi (güzel ve tatlı) bir söz, bir ayıp örtme, ardından eziyet gelen bir sadakadan hayırlıdır Allah (cc) (kulların sadakalarından) müstağnidir, halimdir" (198) Güzel söz, sahibini Allah (cc) rızasına kavuşturan, nimet içinde bırakan, fazilet ve iyilik nev'inden bir haslettir Enes (ra)anlatıyor: "Bir adam Resulullah (sav)'e -Beni cennete koyacak bir amelden haber ver, dedi Resulullah (sav): "Taam yedir, selâmı yay, insanlar uykuda iken sen geceleyin namaz kıl Emniyetle cennete girersin" buyurdu(l99)
Allah (cc) diğer din mensubu insanlarla da yumuşak, tatlı ve nezaket ölçüleri içerisinde tartışmamızı emretmiştir: "İçlerinden zulüm edenler müstesna olmak üzere, ehl-i kitap ile en güzel (şekilden) başka bir suretle mücadele etmeyin"(200)
Büyük insanlar, her sınıftan olan kişilerle davranışlarında kendilerinden nahoş bir kelimenin çıkmamasına dikkat eder, değerlerini bayağı insanlarla düşürmemeye gayret gösterirler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mücahid
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 187
Nerden : malatya
Kayıt tarihi : 17/01/09

MesajKonu: Geri: islamda konuşma adabı   Cuma Ekim 23, 2009 5:21 pm

Konuşmanın abesten korunması için, İslâm'ın aldığı tedbirlerden birisi de tartışmanın önüne geçerek, haklı haksız durumlarda haram kılmasıdır Çünkü tartışmada öyle durumlar vardır ki nefis, o durumlarda gaddarlaşır, karşısındakini ezmeye kalkışır, kendini haklı çıkarmak için her çare ve metoda başvurur Böyle zamanda kişi kendini üstün çıkarmayı, hakkı bulmaktan daha önemli görür Böyle anlarda nefsani ve inatvarî hareketler çok görülür Hakkın ortaya çıkması muhal olur
İslâm, böyle durumlardan nefret edip onları din ve fazilet için tehlikeli görür Resulullah (sav) şöyle buyurur: "Kim haklı olmadığı halde mücadeleyi terkederse kendisine cennetin yan kısmında bir ev verilir Kim haklı olduğu halde mücadeleyi terkederse kendisine cennetin ortasında bir ev verilir Kim de ahlâkını düzeltirse cennetin en üst yerinde kendisine bir ev verilir"(206)
Bazı kişiler, çenelerinin kuvvetli oluşundan istifade ederek âlim-câhil herkesle kargaşaya girişirler Onların yanında, çene çalmak en büyük arzu olup böyle yapmaktan da hiçbir zaman usanmazlar Böyleleri iş başına gelirse ortalığı bozarlar Dinde söz sahibi olurlarsa dinin tüm güzelliklerini tersine çevirip heybetini zâyi ederler İslâm, çok şiddetli bir şekilde bu gibi geveze ve başıboş kişilerle mücadele etmiştir Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın en fazla buğz ettiği kişiler, şiddetli bir şekilde düşmanlık besleyenlerdir" (207) "Hidayet üzere olan bir topluluk tartışmaya girmeden dalalete düşmez"(208)
Böyle kişilerin arzusu sadece lakırdı olduğu için, konuştukları vakit hiçbir hudut tanımazlar Onlar sadece övünme ve gevezelik peşinde koşarlar Mânâdan ziyâde, kelime süsüne önem verirler Böyle bir kargaşa içinde herhangi bir hedef veya gâye aramak zordur Bu aklanmışlardan birisi güzel bir kıyafet ile Resulullah'ın huzuruna gelir, Rasulullah (sav) onunla her konuştuğunda o, Resulullah (sav)'den daha güzel bir biçimde konuşmaya zorlanırdı Oradan ayrılınca Resulullah (sav) şöyle buyurdu: "Allah (cc) ineklerin ot yerken ağızlarını geveledikleri gibi insanlara karşı ağızlarını geveleyen bu ve bunun benzeri insanları sevmez Allah (cc) onların ağız ve yüzlerini cehennemde evirip çevirecektir"(209)
Din, siyâset, ilim ve âdab sahalarındaki tartışmalara böyle edebiyat taslakçıları el atarsa siyâset, din ve âdab namına ne varsa hepsi fesada uğrar İslâm âleminde meydana gelen sosyal yıkılmalar, fıkhî sürtüşme ve bölünmeler, bölücü ceryanlar vs Bunların hepsi, din ve hayatı konularda yapılan bu mel'unce tartışmaların neticesidirler Tartışmanın delil, araştırma ve ilmi çalışmalarla alakası yok Birçok sahabeden şu hadis rivayet edilmiştir "Biz dinî konuların birinde tartışırken Resulullah (sav) çıkageldi O güne kadar görülmediği tarzda öfkelendi ve bizi azarlayarak şöyle dedi: -"Ey Ümmeti Muhammed! Yavaş olun ve kendinize gelin, sizden önceki ümmetleri bu gibi boş tartışmaları yok etmiştir Tartışmaları terkedin Çünkü onda hayır yoktur Tartışmayı terkedin, çünkü mü'min tartışmaz
Tartışmayın, çünkü tartışmanın zararları açık ve kesindir
Tartışmayın, çünkü kişiye kötülük olarak tartışmacı olması yeter
Tartışmayın, çünkü tartışan kimseye kıyamet gününde şefaat etmem
Tartışmayın, ben tanışmayanlara, biri köşede biri ortada ve biri de en yüksekte olmak üzere cennette üç köşk vermeyi ezerime alıyorum (Bunların en yükseği haklı olduğu halde tartışmayı terkeden içindir) Tartışmayın, çünkü putlara tapmaktan sonra Rabbimin beni nehyettiği ilk şey tartışmadır" (210)
Çoğu insanların ballandıra ballandıra konuşup tartıştıkları toplantı yerleri vardır Oysa İslâm, insanların ayıplarının araştırıldığı, haberlerin ters çevrilmek suretiyle aktarıldığı böyle oturma yerlerinde vakit öldüren tembelleri ve bu yerleri de sevmez Güya bunlardan bazılarının harcayacakları kadar malı vardır Bununla rahatlarını sağlama ve başkalarının işleriyle hayaller kurup oyalanmaya çalışırlar "Veyl olsun, (insanları arkalarından çekiştiren) her ayıplayıcıya Yüzlerine karşı dil uzatıcıya o ki; bir çok mal toplamış ve onu sayıp durmaktadır Sanıyor ki onun malı kendisini (dünyada) ebedileştirecektir Hayır (Malı onu kurtarmaz)? Muhakkak ki o ateşe atılacaktır"(211)
Asrımızda insanların kahvehane ve eğlence salonlarında oturmaları, çok yaygın bir mes'eledir Bu husus çeşitli yönleriyle cemiyetleri musallat olmuş bir âfettir Hiçbir meşru ihtiyaç olmadığı halde böyle yerler şehir ve köylerde çoğalmıştır Hadiste şöyle denilmiştir: "Yollarda oturmaktan sakınınız" Ashab: "Ey Allah'ın Resulü konuşma ve diğer ihtiyaçlarımız için mutlaka oturmamız gerekiyor" dedi Resulullah (sav): "Mutlaka otura cağımızda ısrar ediyorsanız, yolun hakkını veriniz:" buyurdu Ashab- Ey Allah'ın Resulü yolun hakkı nedir? Resulullah (sav): "Gözleri günahlardan sakındırmak, yoldan eziyet veren şeyleri kaldırmak, selama karşılık vermek, iyiliği emir ve kötülükten sakındırmaktır" buyurdu(2l2)

________________
(184) Rahman, 1-4
(185) Nisâ, 114
(186) Taberâni, (187)1 Ebu Dünya
(188)Ahmed,
(189) Ahmed, R Ehadis 6084
(190) Tirmizi (191)Mü'minûn, 1-4
(192) Tirmizi
(193) Beyhâkî
(194) Bakara, 83
(195) Isrâ, 83
(196) Fussilet, 34
(197) Keşfül Hafa:l/252
(198) Bakara, 263
(199)Bezzâr
(200) Ankebût, 46
(201) Buhâri
(202) Furkân, 63
(203) Kasas, 55
(204) Ebu Davûd
(205) Nisa, 148-149
(206) Ebu Davud
(207) Buhari
(208) Tirmizi
(209) Tebarâni
(210) Taberani
(211) Hümeze, 1-4
(212) Müslim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
mücahid
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 187
Nerden : malatya
Kayıt tarihi : 17/01/09

MesajKonu: Geri: islamda konuşma adabı   Cuma Ekim 23, 2009 5:22 pm

Konuşma Âdabı

Müslüman; Güler yüzlü, tatlı dilli olmalı; kaba-saba konuşmamalı; ağzından asla çirkin sözler çıkmamalı; yâ hayır söylemeli, yâ da susmalıdır
Güzel konuşma Müslümanın şiarı olmalıdır İnsanları güldürmek için, yahut bilgiçlik taslamak için boş boş konuşmak bir Müslümana yakışmaz
Konuşma âdâbıyla ilgili genel esaslara bakalım:
* Güzel konuşmak için, ilk önce lisanı iyi öğrenmek, zengin bir kelime hazinesine sahip olmak gerektir İmlâ kaidelerini bilmeden; kelimelerin kafasını gözünü yararak, cümle kuruluşuna dikkat edilmeyerek yapılan konuşmalar ekseriyetle tesirsiz olur
Sahabelerin nakline göre, Peygamber Efendimiz (sav), fesih ve beliğ bir şekilde konuşurlardı Onun konuşmasına doyum olmazdı O kadar net ve berrak ifadeler kullanırdı ki, dinleyenler neredeyse kelimeleri sayabilirler ve ezberlemek isteyen ezberlerdi Peygamber Efendimiz bu güzel konuşmasıyla ilgili şöyle buyurmaktadır: "Allah Teâlâ Hazretleri beni gayet güzel bir şekilde yetiştirdi ve bütün arap lügatlarına vâkıf kıldı"
* Konuşurken bağırıp çağırarak konuşmak, sesi yükseltmek çok kaba bir davranıştır Hele, anne-baba ile, hoca ile konuşurken sesi yükseltmek caiz değildir Her zaman nazikâne ve mülayim bir şekilde konuşmak lazımdır
Rabbimiz, Hucurat sûresinin 2 Âyetinde, sahabelere seslerini Peygamber Efendimizin sesinden fazla yükseltmemelerini emretmektedir Nur-u Muhammedi mevcuttur Peygamberimiz'in (sav) rûhaniyatı Ümmetinin halinden haberdar olmaktadır Bu bakımdan Mescid-i Nebeviyi ziyaret edenler, o mübarek beldelere gidenler, oralarda seslerini yükseltmemelidirler
Bu hususla ilgili İlâhî emri ölçü alan İslâm âlimleri, anne-baba, âlim, salih kişiler gibi simaların yanında da sesi yükseltmenin caiz olmadığını belirtmişlerdir
* Bir cemiyet içerisinde fısıltı ile konuşmak, oradakileri üzer ve şüpheye sevk eder
Bu bakımdan toplulukta "gizlice konuşmak" caiz görülmemiştir Bu hususta Rabbimiz meâlen şöyle buyurmaktadır: "Ey îmân edenler! Gizlice konuştuğunuzda, sakın günah işlemek, mü'minlere düşmanlık etmek ve peygambere karşı gelmek üzere fısıldaşmayın Aranıza iyilik ve takvayı konuşun Huzurunda toplanacağınız Allah'tan da korkun "Gizlice konuşmalar şeytandandır; imân edenleri bununla üzmek ister Halbuki Allah izin vermedikçe şeytan onlara hiçbir zarar verecek değildir Öyleyse mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler" (Mücâdele süresi/9-10)
Bir toplulukta fısıltıyla konuşmak kadar, o toplulukta olanların anlamadığı bir lisanda konuşmak ta doğru değildir Zira bu durum merak ve üzüntüye sebebiyet verir
* Konuşurken tartışmaktan sakınmak lazımdır Hele din konusunda tartışmaktan şiddetle kaçınılmalıdır Zira haramdır Şayet muhatap ısrar ediyorsa, o vakit, Kur'ân'a, sünnete, icma ve kıyasa göre doğruyu söyleyip bırakmak lazımdır Tartışmaya girmemek gerekir Kişi hakkı anlattıktan sonra, muhatabı münakaşaya girişince, orayı terk etmek gerekir Terk ederken de dargınlığa yol açmamalıdır
Din konusunda tartışmanın ne kadar tehlikeli olduğunu belirten şu hadis-i şerife bakalım:
Ebû Hüreyre'den (ra) Resûlullah'ın (sav): "Kur'ân hakkında münakaşa etmek küfürdür" dediği rivayet edildi (Tergib ve Terhib, c 1 /195)
* Hayatta çok konuşmamayı, yerinde ve ölçülü konuşmayı prensip edinmek lazımdır Arkadaşlarını güldürmek maksadıyla çokça konuşanların tehlikeli sözler söylemesi ihtimali çoktur İyisi mi, boş konuşmaktan geri durulmalıdır
İbn Ömer (ra) Resûlullah'ın (sav) bu mevzu ile ilgili şöyle buyurduğunu rivayet etmektedir "Allah'ın zikrinden başka şeyleri çok konuşmayın Kuşkusuz çok konuşmak kalbi karartır Allah'tan da en uzak olanlar, kalpleri kara olanlardır" (Tergib ve Terhib, c 5/440-47)
* Konuşunca hep hakkı ve doğruyu söylemek gerektir
İbn-i Mes'ud'dan (ra) rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz (sav) şöyle demiştir: "Doğru sözlülük iyiliğe götürür; iyilik de Cennet'e götürür Adam doğru söyleye söyleye Allah nezdinde sıddıklar derecesine çıkar Yalan söylemek fenalığa, fenalık da Cehennem'e götürür İnsan yalan söyler (durur da), nihayet Allah nezdinde yalancı diye yazılır" (Riyazü's Salihin, c 1/86)
Burada; "Her söylediğin hak olsun, ama her hakkı söylemeye senin hakkın yoktur", "Her söylediğin doğru olmalı, ama her doğruyu demek doğru değildir" prensiplerini her zaman göz önünde bulundurmak lazımdır
* Söz söylerken, lafı eveleyip gevelememeli, dolaştırmamak, bir şey istenecekse önceden yağcılık mânâsına gelebilecek sözler söylememelidir Meramı sözü uzatmadan doğrudan ifade etmelidir
Konuşurken Uymamız Gereken Ahlâk Kuralları Kısaca Şunlardır:
- Söyleyeceği sözün sonunu düşünerek ona göre konuşmak,
- Dünya ve ahiret için yararı olmayan sözleri söylememek,
- Sözleri ile kimsenin gönlünü kırmamak, konuşurken başkasının sözünü kesmemek,
- İnsanların makam ve şahıslarına göre konuşmak,
- Bir insanı öğerken aşırı gitmemek,
- Büyüklerin yanında yüksek sesle konuşmamak,
- Boşboğazlık, gevezelik etmemek,
- Konuşurken ağzını eğip bükmemek, bilgiçlik taslamamak, başkalarının sözlerinde kusur aramamak,
- Dilini kötü sözlere alıştırmamak, yalan söylemekten, yalan yere yemin etmekten, başkalarının aleyhinde konuşmaktan, koğuculuk yapmaktan, yalan yere söz vermekten sakınmak
- Başkalarıyla alay etmemek, kimseye kötü bir ad takmamak,
- Söylenmemesi istenen bir sırrı başkalarına söylememek
Peygamberimiz, kurutuluş yolu nedir? diye sorana şu cevabı vermiştir: «Dilini muhafaza et» (Riyazü's-Salihin, c3, s107)
Ashabdan biri Peygamberimize: Kendim için korkacağım en tehlikeli şey nedir? dedi Sevgili Peygamberimiz mübarek dilini eliyle tutarak: «İşte budur» (age, c3, s106) buyurdu
Peygamberimiz (sas) bir hadisi şeriflerinde de şöyle buyurmuştur: «Allah'a ve âhiret gününe inanan kimse ya hayırlı söz söylesin veya sussun» (age, c3, s103)
Görülüyor ki, dilimize sahip olmamız, söyleyeceğimiz sözlere dikkat etmemiz çok önemli bir ahlâk kuralıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: islamda konuşma adabı   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
islamda konuşma adabı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Canlı sunum, web karakter, insanlı karşılama, konuşan site, hareketli web (yaoti.com/tr)
» İslamda kıskançlık
» Kahvedeyiz burada konuşuyor kıtlamanan cay içiyoruz
» Ezel Dizisi
» GRUP 4 YÜZÜN Özenti-Bezenti şarkıları çıktı süper sakın kaçırmayın!!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bilgi Forum :: Dini Konular :: İslam ve İnsan-
Buraya geçin: