Bilgi Forum


 
AnasayfaTakvimSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
En son konular
» fiber internet ya da adsl?
Çarş. Tem. 03, 2013 4:12 am tarafından 7200

» okçuluk hakkında tavsiye?
Çarş. Tem. 03, 2013 4:07 am tarafından 7200

» Ramazan
Ptsi Ağus. 13, 2012 12:25 am tarafından bilgi küpü

» kamyon oyunları
Çarş. Ara. 14, 2011 12:11 am tarafından arabaoyunu

» kamyon oyunları
Çarş. Ara. 14, 2011 12:11 am tarafından arabaoyunu

» araba yarışı
Çarş. Ara. 14, 2011 12:09 am tarafından arabaoyunu

» araba oyunu oynama
Çarş. Ara. 14, 2011 12:06 am tarafından arabaoyunu

» Süper jip oyunu
Çarş. Ara. 14, 2011 12:04 am tarafından arabaoyunu

» takside öpüşme oyunu
Paz Ağus. 28, 2011 10:29 pm tarafından yupti

Menü
Forum
Portal
Özel Mesajlar
Sık Kullanılanlara Ekle

Paylaş | 
 

 İslam'da Cedel (Tartışma) Adabı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
mücahid
Süper Üye
Süper Üye
avatar

Erkek Mesaj Sayısı : 187
Nerden : malatya
Kayıt tarihi : 17/01/09

MesajKonu: İslam'da Cedel (Tartışma) Adabı   Perş. Nis. 30, 2009 1:59 pm

İslam'da Cedel (Tartışma) Adabı

Her bir muhâlif kendi hüccetini veya hüccet sandığı şeyi ileri sürmesi, ortaya koymasıdır Bundan kasıt da, kendi görüşünün veya mezhebinin zaferi, hasmının hüccetinin iptali ve onu doğru yahut hak olarak gördüğü kendi görüşüne naklidir
Şeran istenilen cedelleşme, hakkın tahkiki ve bâtılın iptali için olanıdır Delili Allah’ü Te’âla’nın şu sözüdür:

Rasûl’üm!) Sen, Rabbinin yoluna hikmet ve güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et!” (Nahl 125)

Ve Allah’ü Te’âla’nın şu sözüdür:
“De ki: Eğer sahiden doğru söylüyorsanız delilinizi getirin” (Bakara 111)

Allah korkusunu her şeyin önüne geçirmek, O’na yaklaşmayı kasdetmek ve emrine imtisâl ederek rızasını aramaktır

Hasımı yenmeye çalışmaksızın, kahrü perişan etmeksizin ve üstünlük sağlamaksızın hakkı hak kılmaya, bâtılı iptal etmeye niyetlenmek Eş-Şâfiî: “ Muvâfık kılmak, doğruluğa yöneltmek, yardımlaşmak ve Allah’ın üzerinde gözetimi ve korumasını istemem dışında, hiç bir kimse ile katıyen konuşmadım Ayrıca yine Allah’ın, sadece benim lisânım veya onun lisânı üzere hakkı beyan etmesine önem vermem dışında hiç bir kimse ile asla konuşmadım” Demiştir İbn-u Akîl de: “ Hakkın zaferi amaç edinilmediği her bir cedelleşme, hiç şüphesiz sahibi üzerine bir vebâldir ” demiştir

Böbürlenmeyi, makam, kazanç, münakaşa ve gösteriş arzusunu kasdetmemek
Allah için, dini için ve hasımı için nasîhat vermeye niyetlenmek Çünkü din bir nasîhattır

Razı olduğu şeye muvaffık kılması için Allah’a yalvarıp niyâz eylemek

Cedel metodu sâlih, heyeti, manzarası da sâlih olması gerek İbn-u Abbâs’tan Rasûlullâh (sav)’in şöyle buyurdukları rivâyet olunmuştur:

Müracâat edecekleri bir asıl üzerinde hasımı ile ittifak etmek Kafir ile üzerinde ittifak edilen asıl, ancak aklî olur Müslüman ile üzerinde ittifak edilen asıl ise, ya akıl olur ya da nakil olur Akıl, Akliyatta müracâat kaynağıdır, teşrîlerde ise, nakil asıldır Sebebi ise, Allah’ü Te’âla’nın şu sözüdür:

“ Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz, onu Allah’a ve Rasûl’e götürün” (Nisâ 59) Yani Kitab ve sünnete götürün

Hasmını hor görmemek ve halini, durumunu küçümsememek

Hasımın saçmalığına sabretmek, ona karşı ağır başlı olmak ve sürçmesini bağışlamak Ancak sefih olması hariç, bu takdirde onunla cedelleşmekten ve saçmalıklarından yüz çevrilir

Hiddetlenmekten ve tasalanmaktan kaçınmak İbn-u Sirîn: “Hiddetlenmek; cahilliğin künyesidir” Der Yani cedelleşmekte Et-Tabarânî’nin, İbn-u Abbâs’tan Rasûlullâh (sav)’in

“ Ümmetimin en hayırlılarına hiddet musallat olur” Buyurduklarına ilişkin rivâyetine gelince; bunun senedinde Selâm İbn-u Müslim Et-Tavîl vardır ki, o metrûktur Et-Tabarânî’nin, Alî İbn-u Ebî Tâlib’dan Rasûlullâh (sav)’in
“Ümmetimin ne hayırlıları, en hiddetli olanlarıdır Onlar öyle kimselerdir ki, öfkelendiklerinde (öfkelerinden) çabuk dönerler” Buyurduğuna dâir rivâyetinde de Nuaym İbn-u Sâlim İbn-u Kanber vardır ki, o kezzâbtır

Kendisinden daha iyi bilen birisi ile cedelleştiği zaman, ona: “Yanıldın veya kelamın yanlıştır” Dememeli, ancak şöyle söylemelidir: “Biliyormusun, bir kimse şöyle derse veya şöyle bir itirazda bulunursa” Ne demeli! Yahût da danışan, irşat isteyen bir siğa ile itiraz etmelidir Tıpkı şöyle demesi gibi “Doğru olan şöyle şöyle demek değil mi?”

Cevap vermenin mümkün olabilmesi için hasımın getirdiğini iyice düşünmek ve anlamak, ayrıca hasım kelamını bitirmeden önce konuşmak için acele etmemek İbn-u Vehb’den Mâlik’i şöyle derken işittim dediği rivâyet olunmuştur: “Anlamadan önce verilen bir cevapta hayır yoktur” Hasımın konuşmasını kesmek edepten değildir Amma hasım münakaşacı, inatçı, geveze ve lâfazan biri ise, aslolan onda böyle bir şeyin varlığını bildiğinde onunla münâzara yapmamaktır Fakat münâzara esnasında bunu keşfederse, ona nasîhat eder Şayet buna riâyet etmezse, konuşmasını keser

Yüzünü hasımına karşı dönmek ve münâzaranın hakkını hafife alarak, hazır bulunanlara ister kendisine muhalefet etsinler isterse kendisine muvâfakat etsinler iltifat etmemek Eğer bunu hasımı yaparsa, ona nasîhat eder, hâla uslanmıyorsa, münâzarayı keser

İnatçı ve kendi görüşüyle övünen kimseyle münâzara etmemek Çünkü kendini beğenen kişi, hiç bir kimseden bir sözü kabul etmez

İster buğz kendisinden olsun, isterse hasımından olsun buğzettiği kimse ile münâzara etmemek

Bilhassa hasımına göre marûf olan konularda, kelamı açmamak, uzatmamak Aksine maksada halel getirmeyen veciz, muhtasar bir ibâreyle hüküm noktasına, yani münâzara mevzûsunu teveccüh etmek

İlmi ve ehlini küçümseyen kimselerle veya münâzara ve münâzara eden kişileri önemsemeyen sefîhlerin huzurunda münâzara etmemek Mâlik şöyle demiştir: “ Bir adam, ilme itâat etmeyen kimsenin huzurunda konuştuğunda, bu ilme hakarettir, aşağılamaktır”

Hasımının lisanından ortaya çıksa dahi hakkı kabul etmekten hayıflanmamak Çünkü hakka rucû’ etmek bâtıl üzerinde ısrar etmekten daha hayırlıdır ve nihayetin de, sözü dinleyipte en güzeline uyan kimselerden olur

Zarûri bilgileri bilerek inkâr etmemek Aksi takdirde kibirlenmiş olur Bu aynen kâfirlerin, müslümanlara olan düşmanlığını bilerek inkâr eden veya müslümanların ülkelerinde kâim olan nizâmların küfür nizamları olduğunu, yani islâm ile hükmedilmediğini kasden reddeden kimselerin hali gibidir


Allah Subhanehu bizleri söz dinleyen ve sözün en güzeline en doğrusuna tabii olanlardan kılsın
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İslam'da Cedel (Tartışma) Adabı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bleach Anime ve Manga Tartışma [SPOİLER]
» AD tartışma sözleri...
» Slam Dunk [101/101] + Movieleri [04/04]
» Berserk

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Bilgi Forum :: Dini Konular :: İslam ve İnsan-
Buraya geçin: